Game of Thrones Kostümleri Bilecik'ten! Şaşırtan Başarı Hikayesi
Politika

Game of Thrones Kostümleri Bilecik'ten! Şaşırtan Başarı Hikayesi


20 May 20255 dk okuma19 görüntülenmeSon güncelleme: 26 August 2025

İstanbul'daki atölyesini bırakarak Bilecik'e yerleşen Orhan Kocaoğlu'nun hikayesi, Türk girişimciliğinin ve zanaatkarlığının nadide bir örneği. Kocaoğlu, 6 yılda Game of Thrones, Vikings, Uyanış: Büyük Selçuklu ve Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi gibi 26 yerli ve yabancı yapım için yaklaşık 10 bin kostüm üretti. Bu başarı öyküsü, hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de Türk zanaatkarlarının uluslararası alanda ne kadar yetenekli olduğunu gösteriyor.

Kostüm Üretimi Nasıl Başladı?

Orhan Kocaoğlu'nun bu alandaki serüveni, aslında tesadüflerle şekillenmiş. 2016 yılında İstanbul Ümraniye'de bir tasarım atölyesi açan Kocaoğlu, 2019'da Osmanlı Devleti'nin kurulduğu topraklar olan Bilecik'in Söğüt ilçesine taşınmış. Ertuğrul Gazi Türbesi yakınında kurduğu Osmanlı konseptli oba çadırında, müşterilerine kostümlerle fotoğraf çekimi hizmeti vermiş. Müşterilerin kostümlere olan ilgisi ve beğenisi üzerine, Kocaoğlu çadırı kapatarak yapım şirketleriyle çalışmaya başlamış. İşte bu, onun film sektörüne adım atmasının ve büyük bir başarı hikayesinin başlangıcı olmuş.

Kocaoğlu, üretim sürecinde doğal malzemelere büyük önem veriyor. Dönem ruhunu yansıtmak için tabaklanmış deri, pirinç döküm, ahşap ve kumaş gibi malzemeler kullanıyor. Ürettiği savaş başlıkları, miğferler, kalkanlar, zırhlar, baltalar, yüzükler ve tahtlar, hem yerli hem de yabancı yapımlarda kullanılıyor. Bu da Kocaoğlu'nun işine ne kadar özen gösterdiğinin ve detaylara ne kadar dikkat ettiğinin bir kanıtı.

"Kendi Memleketimizi Tanıtmak İstiyoruz"

Orhan Kocaoğlu, bu işe başlama nedenini şu sözlerle açıklıyor:

Kendi memleketimiz Bilecik ve Söğüt'ü tanıtamadığımızı gördük ve bunun için bir uğraşın içine girdik. Söğüt'e geldik ve bir otağ kurduk. Otağda dönem kostümleri ile birlikte insanları geçmişe götüren bir zaman tüneli oluşturduk. Kostümlü fotoğraf çadırı oluşturduk. Arkasından kostümleri kendimiz yapmayı denedik ve bu konuda başarılı olduk. Film sektörüne geçiş yaptık. Yedi yıldır film sektörüne sayısız projede çalıştık ve İstanbul'dan atölyeyi Söğüt'e pandemi zamanı taşıdık.

Kocaoğlu'nun bu sözleri, hem memleket sevgisini hem de kültürel mirasa sahip çıkma isteğini gösteriyor. Ürettiği kostümlerle sadece film sektörüne katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Bilecik ve Söğüt'ün tanıtımına da büyük katkıda bulunuyor.

Tarihi Sorumluluk Bilinci

Kocaoğlu, tarihi bir sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini vurguluyor. Ailesinin Osmanlı dönemine uzanan kökleri ve büyük dedesinin Abdülhamit'in maiyet çavuşu olması, onu derinden etkilemiş. Osmanlı tarihine duyduğu merak ve hayranlık, onu bu alanda çalışmaya yöneltmiş. Kocaoğlu, Osmanlı'nın adaletini, insanlara yaklaşımını ve hümanist tarzını örnek alarak, bu değerleri yaşatmayı kendine vazife edinmiş.

Orhan Kocaoğlu'nun Bilecik'teki atölyesi, sadece bir kostüm üretim merkezi değil, aynı zamanda bir kültür ve tarih merkezi haline gelmiş durumda. Üretilen kostümler, sadece film ve dizilerde değil, aynı zamanda atölyede sergilenerek ziyaretçilere de sunuluyor. Bu sayede, hem Türk tarihine olan ilgi artıyor hem de yerel turizme katkı sağlanıyor.

Orhan Kocaoğlu'nun başarı hikayesi, azim, yetenek ve kültürel değerlere sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bilecik'ten dünyaya yayılan bu başarı öyküsü, Türk girişimciliğinin ve zanaatkarlığının ilham verici bir örneği olmaya devam ediyor. Kocaoğlu'nun ürettiği kostümler, gelecekte de birçok yapımda yer alacak ve Türk kültürünü dünyaya tanıtmaya devam edecek.