
Mükemmeliyetçilik Ertelemeyi Tetikliyor! İşte Çözüm Yolları
Mükemmeliyetçilik, dışarıdan motive edici bir özellik gibi görünse de aslında bireyin üzerinde yarattığı baskı ve kaygı nedeniyle erteleme davranışını tetikleyebilir. Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, mükemmeliyetçiliğin özellikle uyumsuz türünde, hata yapma korkusunun işleri başlamadan ertelemeye yol açtığını belirtiyor. Bu durum, uzun vadede stres, zaman baskısı ve özgüven kaybına neden olabilir. Farkındalık, bu olumsuz döngüyü kırmanın ilk adımıdır.
Mükemmeliyetçilik ve Kusursuzluk İdeali
Mükemmeliyetçilik, kişinin hayatında ve işlerinde hatasız olma arzusunu ifade eder. Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir'e göre, bu durum dışarıdan motive edici görünse de aslında kişinin üzerindeki baskıyı artırır, özgürlüğünü kısıtlar ve yaşam kalitesini düşürür. Psikolojide mükemmeliyetçilik, sadece yüksek standartlar koymakla kalmaz, aynı zamanda hata yapma korkusu, eleştirilme kaygısı ve 'yeterince iyi'nin asla kabul edilmemesi gibi unsurları da içerir. Kişi sürekli daha fazlasını ister ancak ulaştığı hiçbir sonuç ona huzur vermez.
Filozof Epiktetos'un dediği gibi, "İnsanı rahatsız eden şeyler olaylar değil, onlar hakkındaki düşünceleridir." Mükemmeliyetçi kişi de çoğu zaman gerçeğin kendisiyle değil, kendi zihninde yarattığı 'kusursuzluk ideali' ile mücadele eder.
Erteleme Davranışının Psikolojik Nedenleri
Erteleme (prokrastinasyon),yapılması gereken bir işi bilinçli olarak geciktirme davranışıdır. Bu durum, basit bir tembellik değildir. Çoğu zaman kişinin zihninde, işin büyüklüğü ya da mükemmel olma zorunluluğu o kadar ağırdır ki, başlamak tehditkâr gelir. Erteleme, özellikle belirsizliğin çok olduğu görevlerde, kişinin yüksek kaygı hissettiği işlerde ve sunum, sınav, rapor gibi sonucun dışarıdan değerlendirileceği durumlarda sıkça görülür.
Araştırmalar, mükemmeliyetçiliğin erteleme ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Özellikle 'uyumsuz mükemmeliyetçilik' olarak tanımlanan türünde kişi, hata yapmaktan öylesine korkar ki, işi başlamadan ertelemeyi seçer. Bu şekilde kişi, aslında başarısızlıkla yüzleşmekten de kaçmış olur. "Başlamazsam başarısız da olmam" düşüncesi hakimdir. Bu mantık, kişiyi kısa vadede kaygıdan korur fakat uzun vadede daha yoğun stres, zaman baskısı ve özgüven kaybına yol açar.
Erteleme Döngüsünü Kırmak İçin İpuçları
Kişinin kendi mükemmeliyetçi düşüncelerini fark ettiğinde, erteleme ile başa çıkma şansının arttığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, farkındalığın değişimin ilk adımı olduğunu belirtiyor. İşte erteleme döngüsünü kırmak için bazı ipuçları:
- Kusursuzluk yerine, işlevsel ve yeterli olanı kabul etmek gerekir. Yani 'yeterince iyi' kavramı benimsenmeli.
- Görevleri parçalara ayırarak büyük resmi değil, küçük adımları görmek kaygıyı azaltır.
- Bir işe sonsuz vakit ayırmak yerine, belirli bir sürede tamamlamak için hedef belirlenmeli.
- Hata yapmak öğrenme sürecinin parçası olarak görülmeli.
Mükemmeliyetçilik yoğun kaygı, tükenmişlik ya da depresyon ile birlikteyse bir klinik psikolog desteği almak faydalı olabilir.
Mükemmeliyetçilik çoğu zaman bir 'altın kafes'tir; parıldar ama içinde sıkışıp kalırız. Erteleme ise bu kafesten çıkmak için seçtiğimiz geçici ama yanıltıcı bir kaçış yoludur. Yaşamın özü kusursuzluk değil, tamamlanmamış ama ilerleyen bir süreçtir. Kendimize karşı daha şefkatli olmak, hatalarımızla barışmak ve 'yeterince iyi'nin değerini bilmek, hem üretkenliğimizi artıracak hem de yaşam doyumumuzu yükseltecektir.












